Pazar, Haziran 16, 2024

Siyaset

Ümit Özdağ; “Doğru bildiğimden dönmeyeceğim”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ Partisine yönelik algı operasyonlarına ilişkin Basın açıklaması yaptı. Açıklamanın tamamı aşağıdaki şekildedir;

Ahlaksız iftiralara cevap vermeden önce sizlere Suriyelilerin Türkiye’de kalmasını kimlerin istediğini kısaca hatırlatayım.

George Soros: Kim olduğunu biliyorsunuz. Bir uluslararası spekülatör. Macar – Yahudi kökenli ve dünyada siyasete yön vermek isteyenlerden birisi. Soros, Suriyelilerin Türkiye’de kalması için çalışıyor, bu konudaki çalışmalarını istemiyor. Gayet açık.

ABD: Suriyelilerin Türkiye’de kalmasını istiyor. Amerikan Hava Kuvvetleri’nin desteği ile çalışan RAND C. bu konuda rapor yayınladı, “Bu Türkiye için bir fırsattır, Suriyeliler Türkiye’de kalsın” dedi. Bu konuda rapor yayınladı.

AB: Kendisi, Avrupa Kalesi’ni kurarken Türkiye, Bulgaristan – Yunanistan sınırına üstüne para veriyor, “Suriyeliler Türkiye’de kalsın” diyor.

PKK/PYD: Suriyeliler Türkiye’de kalsın istiyor. Onların siyasi temsilcisi olan partiler de aynı görüşü savunuyor.

İŞİD ve El Kaide: Suriyeliler Türkiye’de kalsın istiyor. Çünkü onların içine daha kolay sızarak gizlenebiliyorlar. Yarın bundan Türkiye’ye yönelik terör operasyonlarına başlayacaklar.

Ümit Özdağ ve Zafer Partisi ile “Sığınmacı ve kaçaklar Türkiye’nin dostları olarak vatanlarına dönsün” dediği için iktidarın trolleri tarafından ve Erdoğan’ın yakın çevresi tarafından ağır saldırı ve hakaretlere uğramaktadır.

Şimdi, bize atılan iftiralara bakalım:

“Ümit Özdağ ve Zafer Partisi, İslam düşmanı” imiş. Bu büyük bir yalandır. Ümit Özdağ ve Zafer Partisi, Allah ile aldatanlara, şirk koşanlara, “Allah bende göründü” diyen şarlatanlara, Allah ile konuştuğunu söyleyen ahlaksızlara düşmandır.

Ancak; Zafer Partisi, Brüksel’den izin, Washington’dan destek alarak, “Ankara’nın şirretinden Brüksel’in şefaatine sığınıyoruz.” diyen bir kadro tarafından kurulmamıştır. Bunu söyleyen AK Parti’ydi. Biz, Zafer Partisi’ni kurarken önce Anıtkabir’i ziyaret ettik. Devletimizin kurucusuna dua edip, Türkistan’da Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesini ziyaret edip, ondan aldığı toprağı Türkiye’ye Hacı Bektaş Veli’nin türbesinin önündeki karadut ağacının altına getirerek siyasete başladık. Soytarılık etmeyin. Bizi kimseyle karıştırmayın. Kendinizle hiç karıştırmayın.

Ümit Özdağ’a, “Yahudi” diyorlar. Bir Müslümana, Müslüman olmadığını söylemek büyük bir iftiradır, günahtır. Ben ailesinde dini alimler, hacılar olan bir Müslüman Türk’üm. Şimdiye kadar hiç söylememiştim ama bugün söyleyeyim; rahmetli anneannemin dedesi Mehmet Mehcilo Kani, 2. Abdülhamit’in sarayda imamdı. Açın bakın saray defterlerine. Yahudilik anne tarafından gelir. Ne annemde ne babamda Yahudilik yok. Siz, ne ahlaksız adamlarsanız? Siz, ne utanmaz adamlarsanız?

Ben Müslümanım ve Hoca Ahmet Yesevi’nin dizeleri ile de ifade ettiği gibi Müslümanım. Biz dinimizi Hoca Ahmet Yesevi’den öğrendik. Avşar Baba’dan, Pir Dede’den, Akyazılı’dan, Geyikli Baba’dan, Horoz Dede’den, Sarı Saltuk’tan ve Hacı Bektaşi Veli’den öğrendik. Biz, Ali Erbaş’ın arkasında saf tutanlardan değil, Mehmet Rıfat Börekçi’nin arkasında saf tutanlarız. Bizim İslam anlayışımız bu.

Ahlaksız iftiralar bunlarla da kalmıyor. “Ümit Özdağ Türk değil” diyorlar. Dağıstanlı “Lak” veya kaybolmuş “Tat” kabilesindenmişim. Bir de karar verin Lak mı Tat mı? Şimdi ben bir Kumuk Türk’üyüm. Dağıstan’da birçok halk var ve Türklüğümle de gurur duyuyorum. Türk olmadığını söyleyenleri görmek istiyorsanız siyasette sağınıza solunuza bakın. Ortada, “Ben Gürcü’yüm, karım Arap” diye dolaşan hangi siyasetçi.

Bir başka şerefsiz iftira, “Ümit Özdağ MOSSAD Ajanı” diyorlar. Kim söylüyor bunu? Saray çevresi söylüyor. Ak Parti trolleri söylüyor. Bunu söyleyenlerin tamamı ahlaksız, şerefsiz, yalancılardır.

Bu sadece bana yapılan bir hakaret değil Türk devletine yapılan bir hakarettir. Ahlaksız adamlar, siz Türkiye Cumhuriyeti’ni muz devleti mi zannettiniz! Türk Devleti bir MOSSAD ajanının veya bir başka ülkenin ajanının Türkiye’de bu şekilde siyaset yapmasına izin verir mi? MHP’de iki dönem milletvekilliği ve genel başkan yardımcılığı yağmasına izin verir mi? Bir şey daha sorayım; Devlet Bahçeli bir MOSSAD ajanını MHP’de genel başkan yardımcılığına atar mı? Bunu, Devlet Bey’e bir sorun bakayım.

Zafer Partisi yabancı düşmanı diyorlar. Oysa ben dahil hakkında yabancı düşmanlığı ile hakkında soruşturma açılan bir tane Zafer Partili yok. Aksine Zafer Partisi il başkanları olay çıkma ihtimali olan her durumda emniyet yetkilileri ile irtibat kuruyor ve bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Zafer Partisi’ni kimse ile karıştırmayın. Zafer Partisi kadroları yüksek bir vatanseverlik duygusu ve devlet hassasiyeti ile hareket ederler.

Ve Zafer Partisi Türkiye’ye gelen turistlere karşı değiliz. Araplar, Çinliler, Japonlar, Batılılar hepsi ülkemize turist olarak gelsinler. Biz yabancılara da düşman değiliz. Ülkemizdeki sığınmacı ve kaçaklara da düşman değiliz. Biz sığınmacıların ülkemizin dostları olarak ülkelerine dönmelerini istiyoruz.

Zafer Partisi olarak önümüzdeki süreçte başta bütün Arap ülkelerinin büyükelçilikleri ile görüşme talep ettik. Zafer Partisi’nin hükümete yakın medyanın yapmış olduğu dezenformasyon çalışmasının aksine bu ülkelerden turist beklediğini, öğrenciye ve sermayeye karşı olmadığını bizzat ileteceğiz. Ancak ülkemizin göçmenistan olmasına da izin vermeyeceğiz.

Erdoğan’a bir teklifim var. Recep Bey, gelin bir referandum yapalım, “13 milyon sığınmacı ve kaçak gitsin mi kalsın mı” diye soralım. Eğer bu referandumdan “kalsınlar” sonucu çıkarsa söz veriyorum Zafer Partisi’ni kapatır, evimize döneriz hepimiz. Var mı buna cesaretiniz? Var mı Türk halkının karşısına bir referandumla çıkacak yüreğiniz? Soralım Türk halkına, “kalsınlar mı gitsinler mi” diye.

Dün 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına dönmesini isteyen haberler yapan, bu konuda görüş bildiren 27 kişi gözaltına alındı. İddia “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma.”

Hem de saat sabah 05.00’te evlerine baskın yapılarak. Hukuka aykırı şekilde bilgisayarlarına, telefonlarına el koyarak. İçeride sohbet ediyor havasında konuşup cep telefonuna kayıt yaparak. “İstediklerimizi söylerseniz sizi serbest bırakırız” diyerek adeta yeni bir FETÖ’vari operasyon gerçekleştirilmiştir. Bu konuda bütün yasa ihlalleri ile ilgili Zafer Partisi olarak suç duyurusunda bulunacağız.

Bu operasyonun Zafer Partisi’ne bir gözdağı operasyonu olduğunu gayet açık bir şekilde görüyoruz. Bize “Susmazsanız sizi hapse atarız” mesajı verilmek istenmektedir. Cevabımız kısa ve açık. Birbirimizi iyi anlayalım. Bizi öldürmeden susturamazsınız. Ben, Türk Milleti’ne yola çıkarken bir söz verdim. “Geri adım atmayacağım” dedim. Zafer Partisi makam ve ihale mücadelesi değil, vatan mücadelesi vermektedir. Doğru bildiğimden dönmeyeceğim. Bana, “Bizi yalnız bırakma, çıktığın yoldan dönme” diyen Türk gençliğini hayal kırıklığına uğratmayacağım, uğratmayacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir