14 Eylül 2026 Pazartesi 19:44
Son DakikaÇukurova Ulus yayın hayatına başladı. Haber ihbarlarınızı bekliyoruz.

Parasız Eğitim Kağıt Üstünde Kaldı

Gülcan Kış: “Bir çocuğu devlet okuluna göndermenin başlangıç maliyeti 80 bin lirayı aştı; eğitim hakkı ailelerin ödeme gücüne bırakılamaz”

NNazlı Güven 4 dakika okuma 2 görüntülenme
Parasız Eğitim Kağıt Üstünde Kaldı

2026-2027 eğitim öğretim yılı başladı. Milyonlarca öğrenci ders başı yaparken
Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, artan okul
masraflarından servis ve beslenme giderlerine, ücretsiz okul yemeğinden
temizlik ve personel eksikliğine kadar eğitim sistemindeki sorunlara dikkat
çekti.
Kış, devlet okullarında eğitimin Anayasa gereği parasız olduğunu hatırlatarak,
“Okullar açıldı ama ‘parasız eğitim’ kâğıt üzerinde kaldı. Çantasından
defterine, kıyafetinden servisine, yemeğinden suyuna kadar eğitimin
neredeyse her kaleminin faturası ailelere çıkarılıyor” dedi.
BİR ÇOCUĞU OKULA BAŞLATMAK ÜÇ AYLIK ASGARİ ÜCRETE
DAYANDI
Okula başlangıç maliyetlerinin geçen yıla göre yüzde 23 ile yüzde 29 arasında
arttığına dikkat çeken Kış, servis kullanan bir lise öğrencisinin başlangıç
giderinin 81 bin 524 lirayı, ilkokul öğrencisinin giderinin ise 77 bin 559 lirayı
aştığını belirtti.
28 bin 75 liralık asgari ücret karşısında bu rakamların geldiği noktaya dikkat
çeken Kış şöyle konuştu:
“Bir lise öğrencisinin yalnızca okula başlangıç maliyeti yaklaşık üç aylık asgari
ücrete ulaştı. Daha çocuk sırasına oturmadan ailenin önüne 80 bin lirayı aşan
bir fatura geliyor. Bu evin kirası değil, mutfak masrafı değil, elektrik, su, doğal
gaz faturası değil. Sadece çocuğunu okula gönderebilmenin bedeli. 28 bin 75
lira asgari ücret alan bir anne baba bu hesabı nasıl yapacak?”
Servis kullanılmasa dahi yalnızca kırtasiye ve giyim giderlerinin ilkokul
öğrencisi için 22 bin 566 liraya, lise öğrencisi için 26 bin 228 liraya ulaştığını
belirten Kış, eğitimdeki mali yükün artık ailelerin ödeme gücünü zorladığını
söyledi.
Kış, “Defter paralı, kalem paralı, çanta paralı, kıyafet paralı, servis paralı,
yemek paralı. Üstelik bazı okullarda velinin karşısına kayıt, bağış, temizlik ve
materyal adı altında yeni giderler çıkıyor. O zaman soruyorum: Bu eğitimin
neresi parasız?” ifadelerini kullandı.
ENFLASYON SINIFIN KAPISINA DAYANDI

Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,51'e ulaştığını hatırlatan Kış; gıda
ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışının yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde
35,08, konut ve enerjide ise yüzde 39,77 olduğunu belirtti.
Kış, “Enflasyon yalnızca market rafında değil, artık okul sırasının başında.
Gıdadaki artış çocuğun beslenme çantasına, ulaşımdaki artış servis ücretine,
hayat pahalılığı kırtasiyeden okul kıyafetine kadar her kaleme yansıyor.
Ailelerin geliri aynı hızda artmazken eğitimin maliyeti her geçen yıl büyüyor”
dedi.
KANTİNDE TOST 100 LİRA: ÇOCUĞUN KARNINI DOYURMASI BİLE AİLE
BÜTÇESİNE BAĞLI
Yeni eğitim yılıyla birlikte kantin fiyatlarının da aile bütçesindeki yükü
artırdığına dikkat çeken Kış, bazı güncel tarifelerde tostun 100 liraya, karışık
tostun 120 liraya kadar çıktığını belirtti.
Bir tost ve ayranın yaklaşık 130 lirayı bulabildiğine dikkat çeken Kış, şu hesabı
yaptı:
“Bir öğrenci okulda her gün yalnızca bir tost ve ayran tüketse, 180 okul
gününde ailesinin cebinden 23 bin 400 lira çıkıyor. İki çocuklu bir ailede 46 bin
800 lira. Üstelik burada bir çocuğun ihtiyacı olan sağlıklı ve dengeli bir
öğünden değil, bir tost ve ayrandan söz ediyoruz.”
“KANTİN FİYATLARINI DEĞİL, ÇOCUKLARIN NEDEN YEMEĞE PARA
VERDİĞİNİ KONUŞMALIYIZ”
Kış, tartışmanın yalnızca kantin fiyatlarına sıkıştırılmaması gerektiğini
belirterek devlet okullarında ücretsiz okul yemeği uygulamasının hayata
geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Biz artık kantindeki tostun 100 lira olmasını konuşmanın ötesine geçmek
zorundayız. Asıl soru şu: Devlet okulundaki bir çocuk neden öğle yemeğini
satın almak zorunda?” diyen Kış, şöyle devam etti:
“Bir çocuğun ailesinin geliri, o çocuğun okulda karnının doyup doymayacağını
belirleyemez. Her çocuğa her gün en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve sıcak
yemek ile temiz içme suyu sağlanmalıdır. Beslenme sosyal yardım değildir.
Çocuğun sağlıklı gelişiminin ve eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.”
“ÇOCUĞUN BİR ÖĞÜN YEMEĞİ BİLE KOMİSYONDA BEKLİYOR”
Devlet okullarındaki öğrencilere ücretsiz yemek ve içme suyu sağlanmasına
yönelik kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarında
bekletildiğini hatırlatan Kış, iktidara çağrıda bulundu:

“Çocukların okulda aç kalmaması için verilen teklifler komisyonda bekliyor. Bir
çocuğun bir öğün sıcak yemeği ertelenemez. Türkiye'nin çocuklarına yemek
verecek kaynağı vardır. Mesele kaynak meselesi değil, tercih meselesidir.
Bütçenin önceliği çocuk olmak zorundadır.”
OKULLARDA TEMİZLİK, PERSONEL VE FİZİKİ KOŞULLAR DA ALARM
VERİYOR
Kış, yeni eğitim yılındaki sorunların yalnızca ailelerin karşı karşıya kaldığı
ekonomik yükten ibaret olmadığını belirterek okullardaki temizlik personeli
eksikliği, kalabalık sınıflar, ikili eğitim, öğretmen açığı ve okul binalarının fiziki
durumuna da dikkat çekti.
Deprem güvenliği kapsamında incelenen yüzlerce okuldan 396'sının riskli
bulunarak yıkıldığına ilişkin verileri hatırlatan Kış, yıkılan veya güçlendirmeye
alınan okulların yerine yeni eğitim yapılarının zamanında tamamlanmamasının
bazı bölgelerde öğrencileri ikili eğitime ve kalabalık sınıflara mahkûm ettiğini
söyledi.
“Okulun temizliği velinin cebinden karşılanamaz. Öğretmen açığı ücretli
öğretmenlikle kapatılamaz. Çocuklarımız kalabalık ve güvensiz binalarda
eğitim görmek zorunda bırakılamaz. Eğitimin bütün ihtiyaçları kamunun
sorumluluğundadır” dedi.
“ZİL HER ÇOCUK İÇİN AYNI ÇALDI, AMA HER ÇOCUK AYNI ŞARTLARDA
SINIFA GİRMEDİ”
Gülcan Kış açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün Türkiye'nin dört bir yanında okul zili her çocuk için aynı çaldı. Ama her
çocuk o sınıfa aynı şartlarda girmedi.
Bir çocuğun çantası doluyken diğerinin ailesi defterin, kalemin hesabını
yapıyor. Bir çocuk öğle yemeğini yerken diğeri kantinin önünde cebindeki
parayı sayıyor. Bir aile servis ücretini öderken diğeri çocuğunu okula nasıl
göndereceğini düşünüyor.
Eğitimde fırsat eşitliği tam da burada başlar.
Çocuğun ailesinin geliri; alacağı eğitimi, yiyeceği yemeği, kullanacağı servisi,
sahip olacağı imkânları belirlememeli.
Devlet okulu gerçekten parasız olmalı. Her çocuğa ücretsiz sıcak yemek ve
temiz içme suyu sağlanmalı. Okulların temizlik, güvenlik ve personel ihtiyacı
genel bütçeden karşılanmalı. Öğretmen açığı kadrolu atamalarla kapatılmalı.

Bir ülkenin çocuklarına ayırdığı kaynak gider değil, geleceğine yaptığı
yatırımdır.
Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimde geride bırakılamaz.”

WhatsApp X’te paylaş Facebook

Yorumlar

Yorumlar yayından önce moderasyondan geçer.

İlgili Haberler

Canlı DestekYapay zekâ asistanı, insan temsilci değil
Merhaba, Çukurova Ulus asistanıyım. Haber ararken yol gösterebilir, iletişim ve ihbar yollarını anlatabilirim. Nasıl yardımcı olayım?
Yanıtlar yapay zekâ tarafından üretilir, hata yapabilir. Sağlık, hukuk ve finans konularında uzmana danışın.