Çarşamba, Temmuz 24, 2024

Gündem

Vatan Akademi Koleji YK Başkanı Taşyürek; “Bir Daha Atatürk Gibi Düşünmek Zorundayız”

Vatan Akademi Koleji Yönetim Kurulu Başkanı İlker Taşyürek, İstanbul’da Özel Eyüpsultan Final Akademi Anadolu Lisesi Müdürü İbrahim Oktugan’ın katledilmesi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada meydana gelen talihsiz olayın eğitim politikalarının yozlaştırılmasının bir sonucu olduğunu söyleyerek, “Sorunlarımızı çözebilmek için bir daha Atatürk gibi düşünmek zorundayız.” dedi.

İstanbul’da Özel Eyüpsultan Final Akademi Anadolu Lisesi Müdürü İbrahim Oktugan’ın, Türk vatandaşlığı almış Irak uyruklu 17 yaşındaki Y.K. tarafından silahla vurularak katledilmesine yönelik tepkiler sürüyor. Bu olayla ilgili olarak Mersin’de faaliyet gösteren Vatan Koleji’nin Yönetim Kurulu Başkanı İlker Taşyürek bir açıklama yaptı. Daha önce Atatürkçü Düşünce Derneği genel merkez yönetiminde görev yapmış olan ve eğitim, sivil toplum ve siyaset alanında önemli çalışmaları bulunan Taşyürek, sorunun asıl nedeninin, Türkiye’nin bugünkü durumunun da sebebi olan yozlaştırılmış eğitim politikaları olduğunu ifade etti ve “Sorunlarımızın çözümü için bir daha Atatürk gibi düşünmek zorundayız.” dedi.

Taşyürek yaptığı açıklamada Türkiye’deki eğitim ve öğretmen yetiştirme politikalarını eleştirdi. Açıklamasında, Atatürk’ün eğitime ve öğretmenlere verdiği öneme vurgu yapan Taşyürek, Atatürk’ün henüz Kurtuluş Savaşı sırasında, savaşı kazanabileceği daha netleşmemişken, öğretmenlerle bir toplantı yaparak geleceği onlarla birlikte, onların öncülüğünde inşa edeceklerini söylediğini hatırlattı. Bu sürecin sonrasında, yaparak ve yaşayarak öğrenme üzerine kurulu köy enstitüleri modeline evrimleştiğini ve o günkü Türkiye’nin ihtiyaçlarına karşılık gelen bir eğitim modeli haline geldiğini ifade etti. Atatürk’ün bu anlamda toplumun önünde aydın bir insan olarak bütün toplumu etkileyen bir lider olduğunu söyleyen Taşyürek o dönemde yetişen öğretmenler için mecliste “Bunlar kendilerini Atatürk sanıyorlar “İfadelerinin kullanıldığını söyledi.

1946 yılında köy enstitülerinin kapatılmasının ardından 1950’li yıllarda Marshall yardımı ve Türkiye’nin NATO’ya girişi ile başlayan ve eğitimde bugüne kadar devam eden bir etkisizleştirme politikasının uygulandığını söyleyen Taşyürek, Cumhuriyetin kurulduğu ilk 15 yılda yapılan %96’lık sanayileşme hamlesiyle ülkenin her yerine okullar, hastaneler, fabrikalar, demiryolları inşa edildiğini hatırlattı. Böylece Türkiye’nin o dönemde dünyanın ilk 3 ülkesi arasına girebilmişken daha sonrasında yaratılan bir takım diş müdahaleler ve onların yolundan giden yanlış yöneticilerin uygulamaları sonucunda Türkiye’nin yaklaşık 70 – 80 yıl içerisinde gerilediğine ve yer altı yer üstü kaynaklarının yabancı firmaların adeta tekeline bırakılmasına neden olduğunu belirtti.

Çözümün eğitimde olduğunu söyleyen Taşyürek, “Bugün öğretmenlik mesleği aslında aynı mantıkla müthiş derecede yozlaşmıştır. Bakın cumhuriyetin ilk yıllarında öğretmenler bir köy kahvesine girdiği zaman yaşlısı-genci herkes ayağa kalkardı çünkü öğretmen akıl ve bilimi temsil ediyordu. Onun için herkes, yaşı başı ne olursa olsun akla ve bilime değer veriyordu ve öğretmenlerin önünde saygıyla eğiliyordu. Fakat geldiğimiz noktada artık öğretmenlerin toplum içerisindeki saygınlıkları hızla yok edilmeye çalışılmıştır ve bugün öğretmenler müthiş zorluklar yaşıyor.” dedi.

Belirleyici olan öğretmen yetiştirme politikanızdır.”

Taşyürek dünyadaki başarılı farklı eğitim modellerini de incelediğini söyleyerek bu eğitim modellerinin başarılarının arkasında öğretmen yetiştirme modellerinin olduğunu söyledi. “Belirleyici olan öğretmen yetiştirme politikanızdır.” diyen Taşyürek, “İşte bugün yapılması gereken doğru bir öğretmen yetiştirme politikası. Siz artık başka fakültede mezun olan insanları sınava sokup bu arada akademik bilgisi yeterli olduğu için insanları öğretmen yapmayı bırakmalısınız. Sadece bu ülkenin ihtiyacı kadar eğitim fakültesi kurup, orada öğretmenleri sadece akademik bilgi ile değil davranışıyla, kişiliğiyle, yaşam tarzıyla öğrencilere örnek bireyler olarak yetiştirmelisiniz. Bu mantıkla yetişen bir toplum inanın ki bilim alanında da, sanatta da, sporda da, ya da ekonomi ile ilgili alanlarda da ya da dijital teknolojide, yazılımda ülkemizi hak ettiği yere getirecektir.” dedi.

Süregelen eğitim modelinden dolayı artık tüm toplumun yozlaştığını ve toplumda eğitime ve öğretmenlere karşı saygının yitirildiğini aktaran Taşyürek, “ Aslında bu yüzden, bugün, bu ülkede bir öğretmen öğrencisi tarafından vurularak öldürüldü. Daha dün ve önceki günler öğretmenler veliler tarafından ve öğrencileri tarafından şiddete maruz kaldı. Bize bir harf öğretenin 40 yıl kölesi oluruz mantığıyla büyütülmüş bir toplum bugün maalesef ona binlerce harfi binlerce bilimsel düşünme modelini öğreten öğretmenine gereken saygıyı göstermez duruma geldi. İşte o yüzden sendikalarımızla, toplumumuzla ve bütün bileşenlerimizle ihtiyacımız olan şey hep birlikte öğretmenin öncellikle saygın bir şekilde yetiştirilmesini ve toplumda öğretmene gereken saygıyı gösterilmesini sağlamaktır. Bunu çocuklarımız için yapmak zorundayız ülkemizin geleceği için yapmak zorundayız.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir