Cumartesi, Şubat 07, 2026

Köşe Yazıları

Sosyal Belediyeciliğin Turşusunu Kurup Seneye Zahmetsiz mi Yesek?Her yağmurda boğulan hayaller, her selde raftan indirilen hazır hamaset…

Benim hayallerim yüzme öğrenmeyi ret ettikleri için boğuluyorlardı. Haliyle üzülüyordum kadere bakın ki ”ironiye” sosyal belediyeciliğin de, hayalleri Mersin’de sel sularında boğuldular. Sayın başkanlar sizlere tavsiye ederim sosyal belediyecilik hayallerinize yüzme öğretin, yada elinizde imkan var yüzme kursuna gönderin, yoksa her sene aynı şeyi yaşarsınız. Tabi size de bu yakışır çünkü hamaset yapmaktan iş yapmayı unuttunuz. Sağınızdaki solunuzda ki şakşakçılarınız nede olsa sürekli sizi alkışlamaya programlanmış, yapay zekaya bile taş çıkarıyorlar. En azından yapay zekaya şimdilik dansöz gibi kıvırmayı öğretmediler. Bir de Ali Mazlum Gökçay’ın söylemiyle ” beselediğiniz besleme basınınız var.”

Bir de işin “olağanüstü yağış” masalı var ki, her sene aynı senaryo, aynı replikler. Yağmur yağar, şehir teslim olur; ertesi gün kürsülerden meteorolojiye veryansın edilir. Sanki yağmur bu coğrafyaya yeni taşınmış, sanki Mersin Akdeniz’de değil de Sahra Çölü’nün kıyısında kurulmuş. Yağmur sürpriz, sel kader, ihmal ise kimliği belirsiz bir fail.

Sosyal belediyecilik dediğiniz şey; afişe, slogana, sosyal medya videosuna sığacak kadar küçük değil aslında. Altyapı ister, plan ister, akıl ister. Ama bunlar zahmetli işler. O yüzden daha kolay olanı seçiyorsunuz: Fotoğraf ver, tweet at, su çekilince de “yaraları sardık” de. Zaten hafıza kısa, su gibi akıp gidiyor.

Bir de her felaketten sonra ortaya çıkan o tanıdık cümleler…
“Gereken yapılacak.”
“Takipçisiyiz.”
“Çalışmalar sürüyor.”

Ne güzel cümleler… İçinde kim var belli değil, ne zaman bitecek belli değil ama kulağa çok çalışkan geliyor. Bürokratik ninni gibi; dinleyen uyuyor.

Tabii bu arada vatandaşa düşen görev değişmiyor: Sabırlı olmak. Yani su basarken sabır, elektrik kesilince sabır, yol göçünce sabır. Sabır bizde bol nasıl olsa; altyapıdan daha sağlam.

Besleme basınınız da işini iyi yapıyor hakkını yemeyelim. Sel haber değil, “başkan sahada” haber. Çamurun içinde kalan ev değil, çizmeli fotoğraf manşet. Vatandaş dizine kadar suda ama kadraj yukarıdan; çünkü aşağı bakmak riskli, gerçek var.

Sonuçta herkes rolünü oynuyor:
Belediye “çalışıyoruz” diyor,
Basın “çalışıyorlar” yazıyor,
Vatandaş da “alışıyoruz” diyor.

Ama şunu unutuyorsunuz sayın başkanlar:
Bu şehir her sene aynı yerinden boğuluyorsa, sorun yağmurda değil; yüzme bilmeyen hayallerinizde.

Ve evet… Bu da size yakışıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir