26 Ağustos 2026 Çarşamba 13:25
Son DakikaÇukurova Ulus yayın hayatına başladı. Haber ihbarlarınızı bekliyoruz.

Gülcan Kış: Borçtan Fazla Faiz

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hazine’nin iç ve dış borç stokunun yılın ilk yedi ayında 1 trilyon 801 milyar lira artarak 15 trilyon 463 milyar liraya ulaştığını açıkladı. İç borç stokunun 9 trilyon 244 milyar lira, bu borcun vadesine kadar oluşturacağı faiz yükünün ise 9 trilyon 499 milyar lir

HHaber Merkezi 4 dakika okuma Mersin 31 görüntülenme
Gülcan Kış: Borçtan Fazla Faiz

yüküne ilişkin açıklamada bulundu. Hazine’nin iç ve dış borç stokunun
2026 yılının ilk yedi ayında 1 trilyon 801 milyar lira artarak 15 trilyon 463 milyar liraya
yükseldiğini belirten Kış, borçların vadesine kadar ödenmesi gereken toplam faiz
yükünün de 11 trilyon 830 milyar liraya ulaştığını kaydetti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “mali disiplin” ve “kamuda tasarruf”
açıklamalarına tepki gösteren Kış, “Vatandaşa kemer sıktıran ekonomi yönetimi,
Hazine’yi borç ve faiz sarmalına teslim etti. Kamuda tasarruf emekliye, çalışana ve
kamu hizmetlerine uğruyor; faize uğramıyor” ifadelerini kullandı.
“FAİZ YÜKÜ ANAPARAYI GEÇTİ”
Hazine’nin iç borç stokunun ilk yedi ayda 1 trilyon 91 milyar lira artarak 9 trilyon 244
milyar liraya yükseldiğini açıklayan Kış, iç borçların vadesine kadar ödenecek faiz
tutarının ise 9 trilyon 499 milyar liraya ulaştığına dikkat çekti.
Kış, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye, borçtan daha fazla faiz ödemek zorunda bırakıldığı bir noktaya getirildi.
Hazine’nin 9 trilyon 244 milyar liralık iç borcuna karşılık 9 trilyon 499 milyar liralık faiz
yükü bulunuyor. Başka bir ifadeyle Hazine, aldığı her 100 liralık iç borç için 103 lira
faiz ödeyecek. Faiz yükü anaparayı geçmiş durumda.
İktidar buna ‘mali disiplin’ diyemez. Bunun adı, bütçeyi faiz çevrelerine teslim etmek
ve gelecek yılların kamu gelirlerini bugünden ipotek etmektir. Türkiye’nin vergileri
daha tahsil edilmeden faize bağlanmıştır.”
YEDİ AYDA 3,7 TRİLYON LİRALIK YENİ BORÇ
Hazine’nin yılın ilk yedi ayında baş döndürücü bir hızla borçlandığını belirten Kış,
ocak-temmuz döneminde 3 trilyon 151 milyar lirası iç, 555 milyar lirası dış olmak
üzere toplam 3 trilyon 706 milyar liralık yeni borç alındığını açıkladı.
Aynı dönemde toplam 2 trilyon 563 milyar liralık anapara ödemesi yapıldığını
kaydeden Kış, faizlerle birlikte toplam ödemenin 4 trilyon 354 milyar liraya ulaştığını
söyledi.

Kış, şöyle devam etti:
“Hazine yedi ayda 3 trilyon 706 milyar lira yeni borç almış, anapara ve faiz için 4
trilyon 354 milyar lira ödemiştir. Borç alarak eski borcu ve faizini ödeyen, ardından
ortaya çıkan açığı kapatmak için yeniden borçlanan bir yapı oluşmuştur. Hazine artık
kamu yatırımlarını ve toplumsal ihtiyaçları finanse eden bir kurumdan çok, borç ve
faiz çarkını döndüren bir yapıya dönüştürülmüştür.
Bu sistemde borç kapanmıyor, yalnızca daha yüksek faizle geleceğe devrediliyor.
Kaybeden ise vergileriyle bu ağır faturayı ödeyen vatandaş oluyor.”
BORÇLARIN YÜZDE 51’İ DÖVİZ CİNSİNDEN
Hazine’nin dış borçlarının 710 milyar lira artarak 6 trilyon 219 milyar liraya
yükseldiğini belirten Kış, dış borcun dolar karşılığının ise 131,2 milyar dolara
ulaştığını kaydetti.
Hazine’nin borç stokunun yüzde 51’inin döviz cinsinden ödenecek borçlardan
oluştuğuna dikkat çeken Kış, toplam borç stokunun yüzde 72,7’sinin kur veya faiz
riski taşıdığını ifade etti.
Kış, “Hazine’nin dış borçlarının tamamı, iç borçlarının da yüzde 18,1’i döviz
cinsinden. Toplamda 7 trilyon 892 milyar liralık borç dövizle ödenecek. Türk
lirasındaki her değer kaybı, Hazine’nin ve dolayısıyla milletin sırtındaki yükü artırıyor.
İktidar yalnızca bugünün bütçesini değil, ülkenin geleceğini de kur ve faiz riskine
teslim etmiş durumda” dedi.
“GEÇEN YIL FAZLADAN ALINAN BORCUN FAİZİNİ ÖDÜYORUZ”
Hazine’nin geçen yıl ihtiyacından yaklaşık 500 milyar lira fazla borçlandığını
hatırlatan Kış, bu paranın yıllık yüzde 50’ye yaklaşan maliyetle taşındığını belirtti.
Kış, şu ifadeleri kullandı:
“Hazine geçen yıl ihtiyaç duymadığı hâlde yaklaşık 500 milyar lira fazla borçlandı.
Şimdi bu paranın faizini millet ödüyor. Yıllık maliyeti yüzde 50’ye yaklaşan böyle bir
borçlanmanın ekonomik akılla, kamu yararıyla veya mali disiplinle açıklanması
mümkün değildir.
Emekliye kaynak yok, asgari ücretliye ara zam yok, çiftçiye yeterli destek yok, kamu
yatırımlarına ödenek yok; ancak yüksek faizle borçlanmaya gelince sınırsız kaynak
var. Kamuda tasarruf Hazine’ye uğramıyor. Tasarruf, yalnızca vatandaşın
sofrasından ve kamu hizmetlerinden yapılıyor.”
“VERGİLER FAİZE DEĞİL, HALKA HİZMETE HARCANMALI”
Borç ve faiz yükünün bütçede eğitim, sağlık, tarım, sosyal destekler ve yatırımlar için
kullanılabilecek kaynakları tükettiğini belirten Gülcan Kış, ekonomi yönetimine şu
çağrıda bulundu:

“Vatandaşın ödediği vergiler faiz çevrelerinin kazancına değil; okula, hastaneye,
üretime, istihdama ve sosyal desteğe ayrılmalıdır. Borç yönetimi şeffaflaştırılmalı,
döviz ve değişken faizli borçların payı azaltılmalı, yüksek faizle sürekli borçlanma
politikasından vazgeçilmelidir.
İktidarın ‘mali disiplin’ adı altında uyguladığı program, kamu maliyesini düzeltmemiş;
borç stokunu ve faiz yükünü büyütmüştür. Bir ülkede iç borcun faiz yükü anaparayı
geçmişse orada başarıdan söz edilemez.
AKP, Türkiye’yi borçla dönen ve faize çalışan bir Hazine düzenine mahkûm etti. Biz,
bütçenin faiz çevreleri için değil halk için kullanıldığı; borcun değil üretimin, yatırımın
ve refahın büyüdüğü bir ekonomik düzeni kuracağız.”

WhatsApp X’te paylaş Facebook

Yorumlar

Yorumlar yayından önce moderasyondan geçer.

İlgili Haberler

Canlı DestekYapay zekâ asistanı, insan temsilci değil
Merhaba, Çukurova Ulus asistanıyım. Haber ararken yol gösterebilir, iletişim ve ihbar yollarını anlatabilirim. Nasıl yardımcı olayım?
Yanıtlar yapay zekâ tarafından üretilir, hata yapabilir. Sağlık, hukuk ve finans konularında uzmana danışın.