
Avukat Adnan Gündoğdu, Türkiye’de siyaset kurumunun giderek ilkesiz ve ideolojisiz bir yapıya büründüğünü belirterek, siyasetin topluma hizmet anlayışından uzaklaştığını söyledi. Gündoğdu, siyasetin liyakatten yoksun kişilerin kişisel çıkar alanına dönüştüğünü vurguladı.
Yaptığı değerlendirmede siyasetçiye olan güvenin büyük ölçüde kaybolduğunu ifade eden Gündoğdu, “Siyaset bir meslek değil, topluma hizmet edilen bir uğraş alanıdır. Sürekli yapılacak bir kariyer kapısı olmamalıdır. En fazla üç dönemle sınırlandırılmalı ve nitelikli yeni insanlara devredilmelidir” dedi.
“SİYASET TOPLUMSAL ÇIKARLAR İÇİN YAPILMALI”
Siyasetin temel hedefinin; insana onurlu bir yaşam sunan, üreten, barış ve refah içinde, özgür ve eşit bir ülke yaratmak olması gerektiğini belirten Gündoğdu, bu anlayışın kaybolmasıyla birlikte siyasal yozlaşmanın kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
Son günlerde AKP’ye geçen Hasan Ufuk Çakır üzerinden yapılan tartışmalara da değinen Gündoğdu, eleştirilerin yalnızca kişilere yöneltilmesini yetersiz buldu. “Eleştirilmesi gereken yalnızca parti değiştiren isimler değil; bu kişilere milletvekilliği statüsünü bu kadar kolay veren sistemdir” ifadelerini kullandı.
“ÖZELEŞTİRİ YAPILMADAN DEĞİŞİM OLMAZ”
Sol ve sosyal demokrat partilerin oylarıyla seçilen bazı isimlerin, kişisel çıkarları doğrultusunda sağ-muhafazakâr ve baskıcı partilere geçebildiğine dikkat çeken Gündoğdu, bunun temel nedeninin sistemsel eksiklikler olduğunu savundu.
“Siyaseti kişisel makam ve çıkar aracı olmaktan çıkarıp, emeğin, emekçinin ve üreten halkın yanında duran bir anlayışla yeniden inşa etmeliyiz” diyen Gündoğdu, özeleştirinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
“Tarih tekerrürden ibaret değildir; olmamalıdır” diyen Gündoğdu, ilerici bir toplum için aydın sorumluluğunun yerine getirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Ancak o zaman samimiyetle ‘Her şey güzel olacak’ diyebiliriz” şeklinde konuştu.